Aile içi iletişim
(1/1)
ThE_GhØsT®:
Konu: Aile içi iletişim (sevgi-saygı)

Nedir aile içi iletişim?

Gençlerin başarılı olabilmeleri için aile içindeki iletişimin sağlam temellere dayanması gerekir. Aile içindeki bireyler birbirleriyle devamlı iletişim halinde olmalılar. Çünkü bireylerin kendilerini rahat hissedebilecekleri yer ailedir. Dış dünyada ne olursa olsun evde huzur bulabilmeliler.. Ailedeki iletişimsizlik dış dünyadaki yaşantımıza yansır. Dolayısıyla dış dünyadaki ilişkilerimiz de yolunda gitmeyebilir.
Kaynak: İndirmekten Bikmayacaginiz Tek Adres http://www.soundofevil.co...i-iletisim.html#post12498

Anne-baba-çocuk ilişkisinde 3 durum vardır:
1. Çocuğun herhangi bir gereksinimi engellenmişse sorunu var demektir. Çocuğun o anki davranışı anne-babanın gereksinimini karşılamasına somut bir biçimde engel yaratmadığı için sorun anne babanın değil, SORUN ÇOCUĞUNDUR.
2. Çocuğun gereksinimleri engellenmeyip karşılanmakta ve davranışı anne-babasının gereksini-minin karşılamada somut bir engel yaratmaktadır. Bu nedenle ilişkide SORUN YOKTUR.
3. Çocuğun gereksinimleri karşılanmakta ancak davranışı anne-babasının gereksini-minin karşılanmasını somut bir biçimde engellemektedir. Şimdi SORUN ANNE-BABADADIR.

Sorun anne-babada ise çözümü bizim bulmamız biraz zor olabilir. Ancak çocuk sorun yaşıyorsa etkin dinleme ile onun kendi sorunlarına çözüm bulmasına yardım edebiliriz. Etkin dinlemenin aşırı kullanılması ya da uygun zamanda ve durumda kullanılmaması işlerlik sağlamaz. Bu nedenle zamanlamanın ve koşulların sağlanması gerekir. Yani uygun mekan ve uygun zaman.

Etkin dinleme nedir? Etkin dinlemede; kişinin söylediklerinin gerçek anlamlarını kavranması gerekir. Etkin dinleme anne-baba-çocuk arasında sıcak bir dostluk geliştirir. Duyulduğunu ve anlaşıldığını bilmek hoş bir duygudur. Konuşan dinleyene karşı bir yakınlık duyar. Kişi empati kurup doğru olarak dinleyince karşındakini anlar.

Aile içi iletişime eğitimin etkisi:
Gencin gelişimi ve kendini ifade edebilmesi ailesinden aldığı eğitimle şekillenir. Şunu unutmamak gerekir ki eğitim ailede başlar. Ve her aile başarılı çocuklar yetiştirmek ister ve bunun için çocuklarına ellerinden geldiğince iyi bir gelecek sağlamaya çalışırlar. Ona iyi bir eğittim vermek için ellerinden geleni yaparlar. Çocuk aileden aldığı eğitimle şekillenir. Çocuk aileyi yansıtır. Aile bireylerinin kişilik yapısı çocuğun kişilik yapısını da şekillendirir. Çocuğun kendine güvenli bir şekilde yetişebilmesi için ailesinin onu birey olarak görmesi kişiliğine bağımsızlığına saygı duyulması gerekir. Bu da her şeyden önce başarılı bir iletişimle mümkündür.

Peki başarılı iletişim nasıl olur?
Her şeyden önce anne, baba ve çocuğun birbirlerini etkin bir şekilde dinlemesi gerekir. Syrus; “çocuğuna iyi bir servet bırakmak isteyen anne-baba ona her şeyden önce iyi dinlemeyi öğretmelidir.” diyor. Etkin dinleme kişinin söylediklerinin gerçek anlamlarının kavranması ile olur. İster anne-baba olsun isterse çocuk olsun duyulduğunu ve anlaşıldığını bilmek çok güzel bir duygudur.
Peki ailenizle sağlıklı bir iletişim kurmak için neler yapmanız gerekir?

Her şeyden ailenizin size karşı ne demek istediğini söylemek istediklerini duymak istemelisiniz.
Unutmayın ki ailenizin ve sizin aranızda kuşak farkı olduğundan aynı duyguları hissetmeniz mümkün olamayabilir. Bu nedenle anne veya babanızın duyguları sizinkinden ne kadar farklı olursa olsun onların duygularını da kabul etmelisiniz.
Duygularınızın geçici olduğunu unutmayın ve ısrarcı olmayın. Çünkü bu yüzden aranızda bir inatlaşma olabilir ve bu durum daha da kötüye gidebilir. Yani duyguların geçici olduğuna inanmalısınız.
KAZAN/KAYBET yaklaşımından kaçının.
KAZAN/KAYBET YAKLAŞIMI: iki taraftan biri varılan sonuçtan memnun kalmaz. Bu yöntem beraberinde karşılıklı ilişkide güvensizliği de getirir. Kazan/kaybet yaklaşımı ben kazanacağım o kaybedecek tarzı yaklaşımdır.
Ama sizin için en uygun olan yaklaşım KAZAN/KAZAN YADA KAYBEDEN YOK YAKLAŞIMIDIR. Çünkü aile içinde rekabet ortamı olmamalıdır. Bu yaklaşıma göre her iki tarafın da sonuçtan memnun olması gerekir. Bir çatışma ortaya çıktığında siz yada aileniz sadece kendi isteğinin yapılmasına olanak verecek bir çözümde ısrar edecek yerde, her iki taraf da yaratıcı bir biçimde iki tarafı birden tatmin edecek bir çözüm yolu bulmaya çalışırlar.
Çocuğun yapması gereken de kendi savunduğunda ısrar etmek yerine orta yı bulmaya çalışmak olacaktır.
Ailenizin sizin yanınızda olma isteğini anlayışla karşılamalısınız. Siz artık büyüdüğünüzü kendi kararlarınızı verebilecek yaşa geldiğinizi düşünseniz de onların gözünde hala küçük çocuklarısınız. Kendinizi artık onlardan ayrı bir birey olarak kabul ettirmeye çalışırken daha ılımlı olup, bu konuda onların da zamana ihtiyaçları olduğunu unutmayın.
Sorunlarınızı çözerken onlara da danışın ancak son kararınızı kendiniz verin. Bunu da ailenize yine onların da gönlünü alarak ve onların sadece sizin iyiliğinizi düşündüğünü göz önüne alarak güzel bir dille anlatmaya çalışın.

Dr. Pire; “insanların çoğu duyar, çok azı da aralarında köprü kurarlar” sözü iletişimin önemini dile getirir. Gerçekten de günümüzde insanların çoğunun günün yoğun temposuna kendini kaptırıp, arka plan ittiği çok önemli bir gereksinim Pire’nin vurguladığı. Özellikle de ailemizle olması gereken yakınlaşma ve iletişim gereksinimi.

Ailemizle iletişimimize engel olan, konuşmalarımızı yüzeysel kılan ve gerçek dinlemeyi engelleyen tavırlar vardır. Bunlardan bazıları;
• İnatlaşmak
• Ben bunu zaten biliyorum tavrıyla yaklaşmak
• Sen ne söylersen söyle ben bildiğimi yaparım tavrı
• Hep aynı şeyleri söylüyorsun
• Senin fikirlerin benim için önemli değil
• Fikirlerini küçümsemek
• Konuşmalarını önemsemeyip,ortamı terk etmek,
• Kutuplaşmış düşünce tarzı da yine sağlıklı bir iletim kurmayı engeller.bu da ya siyah ya beyaz tarzı yaklaşımdır.

Bir diğer önemli  da aileyi küçümsemek. Ailesini siz zaten hep aynı şeyleri söylüyorsunuz. Hiçbir şey bilmiyorsunuz şeklinde yaklaşmak. Çünkü unutmamak gerekir ki eleştiri, hayal kırıklığı, ailenizin sizden beklemediği kırıcı sözler söylemek, ailenizi üzer ve yıpratır. Bu da size olumsuz bir şekilde tekrar döner.

Ailemizle aramızdaki duvarları yıkıp, köprü kuralım bunu yapmak için de neler yapmalıyız. Onların fikirleri ve değer yargılarının sizin için değerli olduğunu hissettirin. Onlara geri kafalısın gibi sözler söylemeyin. Çünkü onlar için değer yargıları çok önemlidir. Ailenin vazgeçemediği bazı kuralları vardır. Onlardan anlayış görmek için siz de bu kurallara saygı göstermelisiniz.

Onların size yaklaşma çabalarını geri çevirmeyin. Olumlu yaklaşımlarını olumsuz karşılamayın. Bu onlarda ters tepkiye yol açabilir.

Sadece arkadaşlarınızla vakit geçirmek yerine ailenize de zaman ayırın. Onlarla da vakit geçirin. Onların sizinle ilgili endişe ve korkularına saygı duyun. Onlar sizin iyiliğiniz için endişe duyarlar, size bir şey olmasından korkarlar, üzülmenizi istemezler. Onlara karşı önyargılı olmayın, söylediklerini duymaya çalışın. Onlara sevdiğinizi gösterin.

Onlardan beklentileriniz çok fazla olmasın. Yapabilecekleri kadarını isteyin. Yapamayacakları şeylerde ısrarcı olup, hem onları hem kendinizi yıpratmayın.

Ailenizi beraber sosyal aktivitelere katılmaya davet edin. Aileniz için ayırdığınız zamanlar olsun.

Biz rehber hocaları da çocuğun yapması gerekenleri onlara anlatarak aile içindeki iletişimin sağlam bir şekilde kurulmasına katkıda bulunabiliriz. Peki aile kavramından bahsettik, nedir ailenin temel gereksinimleri?

Yakınlık ve dayanışma: Aile içinde dayanışma çok önemlidir. Dış dünyanın stresli olaylarıyla aile içindeki dayanışma ile başa çıkılabilir. Eğer aile içinde güven ve dayanışma sağlanmamışsa bu insanlar yoğun stres ve gerginlik yaşarlar. Bu kişilerin kendilerine de güvenleri olmaz. Dolayısıyla da çevresiyle de yakın ilişkiler kuramazlar.

Sorumluluk duygusu: Aile sistemi içindeki anne ve babalar davranış ve sözleri ile sorumluluk duygusunu ifade ederler. Ancak aile içinde sadece anne baba değil herkes sorumluluk duygusunu paylaşmalı.

Mutluluk: Aile ortamı bir mutluluk ortamıdır. Şimdiye kadar söylediğimiz gereksinimlerin karşılanması da mutlu olmayı getirir. Mutlu bir aile sağlıklı iletişim kurabilmiş ailedir.

Ailedeki kurallar:
Biraz önce gencin ailedeki kurallara saygı duyması gerektiğini söylemiştik. Bu konu üzerinde biraz daha duralım.

Her ailenin gerek açık gerek kapalı birtakım kuralları vardır. Sağlıklı bir ailede kurallar açık olarak belirlenmiştir. Aile içindeki bireyler birbirlerini iyi tanırlar, duyguları karşılıklı olarak hissederler. Evde eşitlik ortamı vardır. Ama bu evde hiç çatışma olmayacağı anlamına gelmez. Zaman zaman her evde çatışmalar yaşanabilir. Çünkü çatışma uzun süreli ilişki içinde olan kişiler arasında doğal olarak ortaya çıkar. Önemli olanda çatışmanın çıkmasını önlemek değil, çatışma çıktığında kişilerin birbiriyle nasıl etkileşim kuracağının bilinmesidir. Aralarında çıkan çatışmayı birbirlerini kırmadan çözebilme becerisini gösteren aileler sağlıklı bir aile kurarlar.
Bu da bize düşen görev de çatışmalarda öğrencinin nasıl davranması gerektiği konusunda onlara yardımcı olmak.

Savunduğuz konunun üzerinde fazla ısrarcı olmayın; çünkü ne kadar ısrarcı olursanız onlar da kabul etmemekte direnirler. Bir şeyi kabul ettiremediğinizde başka bir zaman tekrar deneyin. Uygun zamanı bulmaya çalışın. Unutmayın ki onların da mutsuz, sinirli oldukları anlar olabilir. Bu yüzden daha mutlu ve sakin oldukları anda söylemeniz sizin yararınıza olacaktır.
Onlar size bir şey anlatmaya çalıştıklarında dinlemeye çalışın. Söylediklerine dikkate aldığınızı belirtmek için, karşılık verin. Sağlıklı bir iletişim karılıklı diyalogla kurulur. Birisiyle konuşmak, güven oluşturur, hem sizde hem de ailenizde. Bu güven de bizim her şeyden önce gereksinimimiz olan şeydir.

Buraya kadar söylediklerimizden yola çıkarak şunu söyleyebiliriz;Çocuklar genelde ailenin söylediklerine kulak asmazlar. Onları duymamazlıktan gelirler. Çünkü onların söyledikleri ne olursa olsun onlara yanlış bir şeymiş gibi gelir ve onlarla inatlaşırlar. Bu da bizlere çok büyük görevler düşüyor. Çocukların önyargılarını kırmak. Aile içi iletişimde çocuğun yapması gereken en önemli şeyde zaten onlara bu şekilde bir önyargı ile yaklaşmayıp, arkadaşları gibi görmektir. Günümüzde genellikle çocuklara ailelerinin dediği şeyler yanlış gelir. Aslında kendileri bunu bilseler de yine de aileleri söylediği için onu kabul etmezler, inatlaşırlar.

Asıl sorun anne veya babada da olabilir. Böyle bir durumu çocuk çözemese bile en azından bunun için çaba sarf etmelidir. Aslında istedikten sonra çözülemeyecek mesele de yoktur zaten. Atalarımız bu konuda çok güzel bir söz söylemiş “Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.” Gerçekten öyle değil mi? Konuşarak aşılamayacak hiçbir sorun yoktur. Çocukların yapması gereken de bir sorun olduğunda görmezden gelmek değil, ailesi il bu sorunu çözmeye çalışmaktır. Bu istekleri geri çevrilmez. Her zaman anne ve babamız bir sorun olup olmadığını anlamayabilir, neyiniz olduğunu sormayabilir. Hatta bazı anne ve babalar yapıları gereği bunu hiç yapmayabilirler. Böyle durumlarda çocuk gidip aile ile iletişime girmeye, sorunları konuşmaya çalışmalıdır.
Buraya kadar genelde çocuğun aile içi iletişimde nasıl davranması gerektiği üzerinde durduk. Genel olarak söylediklerimizde biraz fedakarlık yapmak var galiba. Her ne yaparsak yapalım sağlıklı bir iletişimde temel koşul fedakarlıktır. Her iki taraf da bu konuda fedakarlık yapmalıdır. Ancak o zaman bir ortak da anlaşılabilir.

Tartışma konuları:

1. Benim ailem sağlıklı mı sağlıksız mı?
2. Aile içi iletişimde çocuğun rolü nedir? Çocuk bir sorun olduğun da çözümde ne kadar etkilidir?
3. Aile içindeki iletişim dış dünyadaki yaşantımızı etkiler mi? Ne kadar etkiler?
4. Ailenin kuralları olmalı mı? Bu iletişimi olumsuz yönde etkiler mi?
5. Anne ve babamızın bizlere karşı yaklaşımı ve bizim onlara yaklaşımımız nasıl olmalı?
6. Anne ve babamızla iletişim kurarken empati yapıyor muyuz? Yani kendimizi onların yerine ne kadar koyabiliyoruz? Bunun faydaları nelerdir?
Navigasyon
Mesajlar